Yüzyıllardır Ashab-ı Kehf kıssasının geçtiği yer hakkında farklı görüşler ileri sürüldü. Ancak bugüne kadar Mersin Silifke'deki Cennet Obruğu, Kur'an'ın sunduğu coğrafi ve fiziksel ölçüler üzerinden kapsamlı biçimde değerlendirilmemişti.
Bu eser, Cennet Obruğu'nu Ashab-ı Kehf kıssasıyla ilişkilendiren ilk kapsamlı çalışma olma özelliğini taşımaktadır.
Kitap boyunca Kehf Suresi'nde yer alan işaretler; coğrafya, jeoloji, astronomi, mağara bilimi, mekân psikolojisi, tarih ve arkeoloji gibi disiplinlerin sunduğu güncel bilgiler ışığında yeniden ele alınmaktadır. Kur'an-ı Kerim'in yaklaşık on dört asır önce işaret ettiği ipuçları, günümüz teknolojileri, saha gözlemleri ve modern bilimsel verilerle birlikte değerlendirilerek okuyucunun dikkatine sunulmaktadır.
Bu çalışma bir hüküm kitabı değildir.
Amaç; peşin kabulleri savunmak veya yeni bir dogma üretmek değil, Kur'an'ın işaret ettiği ölçütleri tarafsız bir bakış açısıyla incelemek ve insanı yeniden düşünmeye davet etmektir.
Acaba Ashab-ı Kehf'in sığınağı, yüzyıllardır göz önünde duran fakat farklı bir gözle bakılmayı bekleyen Cennet Obruğu olabilir mi?
Bu sorunyun kesin cevabını yalnızca Allah bilir.
Fakat bazen hakikate giden yol, cevaplardan önce cesaretle sorulan sorularla başlar.
Bu kitap, işte o soruların izini süren bir keşif yolculuğudur.
“Hakikat, sessizliğin içinde saklı bir emanettir.”
Recep Erdoğan

