Rüzgârın, yağmurun ve dalgaların arasında kaybolmuş
bir çağın ağıdı bu…
Kaba Miğferinde Dünyanın, yalnızca denize
değil; sürgüne, yalnızlığa, modern dünyanın paslı
gürültüsüne ve insanın içindeki sonsuz kaçış arzusuna
açılan şiirlerle örülü bir yolculuk.
Bu dizelerde limanlar terk edilmiş, şehirler susmuş,
gemiler çoktan karanlık ufuklara sürüklenmiştir. Şair;
bazen fırtınanın ortasında bir tayfa, bazen unutulmuş
bir sokakta sürgün bir yolcu, bazen de çağın ağırlığı
altında ezilen bir insan olarak çıkar karşımıza.
Deniz, burada yalnızca deniz değildir.
Bir hafıza, bir yara, bir isyan ve bir sığınaktır.
Kimi zaman ağır bir sis gibi çöken hüzünle, kimi
zaman kadim bir efsanenin yankısıyla ilerleyen
bu şiirler; okuru modern dünyanın mekanik
gürültüsünden çekip alarak daha derin, daha karanlık
ve daha insani bir yere çağırıyor.
Çünkü bazı yolculukların kıyısı yoktur. Mehmet Kutay Akdin

