Çizmek, yalnızca bir beceri değildir; düşünmenin en eski ve en güçlü dilidir. İnsanlık, kelimeleri henüz icat etmemişken bile düşüncelerini çizgilerle ifade edebilmiştir. Mağara duvarlarındaki o ilk kadim izlerden günümüzün dijital tasarım evrenlerine kadar her tür çizgi; insanın görme, düşünme ve var olma biçiminin en temel aracı olmayı sürdürdü. Ancak hâlâ cevap arayan temel bir soru var: Çizmek doğuştan gelen bir yetenek midir, yoksa öğrenilebilir bir bilişsel beceri mi?
Yazar/çizerin yarım yüzyılı aşan tasarım ve eğitim deneyimini; görsel algı, geometri ve yaratıcılık kuramlarıyla harmanlayarak bu soruya bilimsel ve felsefi temellere dayanan sarsıcı bir yanıt veriyor. Çizime Bir Başlangıç Kitabı, yalnızca teknikleri değil; insanların nasıl gördüğünü ve gördüklerini nasıl anlamlı bir dile dönüştürdüğünü açıklayan disiplinlerarası bir başyapıt. Çizime Bir Başlangıç Kitabı, size sihirli bir değnek sunmuyor. Size; nesnelerin ruhunu, ışığın hacmi nasıl sarıp sarmaladığını, tonların duygusunu ve en önemlisi kendinizi ifade etmenin en kadim yolunu öğretiyor.
Temel çizgi prensiplerinden ışık ve gölgenin dansına; görsel hafızadan doğanın geometrik kodlarına kadar uzanan bu eser; mimarlar, tasarımcılar, sanatçılar ve yaratıcı düşünme cesaretine sahip herkes için yazıldı. Yetenek sınavlarının sığlığına, "doğuştan gelen dahi" efsanelerine inat; disiplinli, tutkulu ve meraklı her zihnin bu dili akıcı bir şekilde konuşabileceğini kanıtlıyor. Çünkü iyi çizmek; bakmayı öğrenmek, görmeyi geliştirmek ve düşünceyi görünür kılabilmektir ve iyi çizimler ise yalnızca iyi ellerden değil, iyi eğitilmiş disiplinli zihinlerden de doğar.
Prof. Dr. Hakan Gürsu

